Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

gündemde özgürlük var!..

Türkler YouTube yasağını deliyor

YouTube'a yasaklı olmasına rağmen Türkiye'den hergün 1.5 milyona kullanıcı giriyor.
 164957
Dünyanın en büyük ve en popüler görüntü paylaşım sitesi YouTube'a, 5 Mayıs'tan bu yana yasaklı olmasına rağmen Türkiye'den hergün 1.5 milyona yakın kullanıcının girdiği ortaya çıktı.

İnternette 20 milyonun üzerindeki web sayfasını tanıtan ve bunların ziyaret edilme trafiği hakkında bilgi veren ve sürekli güncellenen ‘www.alexa.com’da, Türkiye, YouTube'a en çok giriş yapan ülkeler arasında, binde 8'lik oranla 25'inci sırada yer aldı. Buna göre, hergün 200 milyona yakın internet kullanıcısının uğradığı YouTube'u, erişimi 5 Mayıs'tan beri yasak olmasına rağmen Türkiye'den de yaklaşık 1.5 milyon kişinin ziyaret ettiği ortaya çıktı.

Google'un arama motoruna ‘YouTube'a nasıl girilir?’ ve ‘YouTube'a girmenin yolları’ diye yazan DHA muhabiri, 243 bin sonuçla karşılaştı. Bunlara bakıldığında, Türk kullanıcıların, YouTube'a, daha çok sanal gezintileri hızlandırmayı amaçlayan, ulaşılamayan web sayfalarını ekrana getiren ‘proxy sunucusu’ hizmeti veren sitelere başvurduğu görüldü.

Proxy hizmeti veren sitelerin arama bölümüne ‘www.youtube.com’ yazanların, erişim yasağını kolayca deldiği, bunun için de en çok ‘www.beatfiltering.com’ adlı siteyi tercih ettikleri anlaşıldı.

Atatürk'e, Türkler'e ve Türkiye'ye hakaret içeren görüntüler yayınladığı gerekçesiyle YouTube'a Mart 2007'den bu yana 5 kez erişim yasağı getirilmişti. Son olarak, Ankara 1'inci Sulh Ceza Mahkemesi'nin 5 Mayıs tarihli kararı doğrultusunda siteye erişim yasağı getirilmişti. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı da alınan karar doğrultusunda, siteye erişimi durdurmuştu.

Mona LİSA'nın Yüzündeki Sır

MonaLisa_sfumato Leonardo da Vinci’nin 500 yıl önce resmettiği Mona Lisa’nın gülümsemesi “çözümlendi.’’ Hollanda’daki Amsterdam Üniversitesi’nden matematikçiler, sanat tarihçileri ve bilgisayar mühendisleri, Mona Lisa’nın yüzündeki ifadeyi ve duygularını analiz eden bir bilgisayar yazılımıyla tabloyu inceledi.

Kutsal Kase tartışmalarının da merkezine oturan tablo ve ifade ettikleri yüzyıllardır bilim adamları ve
sanatçılar tarafından analiz edilmeye çalışılıyordu. Newscientist dergisinin haberine göre, yazılımda kullanılan bir algoritma (sistematik hesaplama) ile sanatın sırrı bilim yardımıyla anlaşılmış oldu. Yazılım; dudak kıvrımı, göz kenarındaki kırışıklıklar gibi ana yüz hatlarını temel 6 duyguyla harmanlayarak sonuç üretiyor.


TEK İFADEDE DÖRT DUYGU


İşte ‘gizemli kadın’ın yüz ifadesinin şifresi:

Mutluluk: % 83


Küçümseme: % 9

Korku: % 6


Öfke: % 2

 

Pink Martini geliyor

Türkiye'de büyük bir hayran kitlesine sahip olan grup, son albümünün Avrupa turnesi kapsamında İstanbul'da konser verecek
inkkutu

İstanbul Kültür Sanat Vakfının (İKSV) yazılı açıklamasında, vakıf tarafından Garanti Bankası sponsorluğunda düzenlenen 15. Uluslararası İstanbul Caz Festivali'nin 2 Temmuzda başlayacağı belirtildi.

Festival programına, Türkiye'de müzikseverlerin yakından tanıdığı Pink Martini'nin de eklendiği bildirilen açıklamada, ''Sympathique' ve 'Hang on Little Tomato' albümleriyle Türkiye'de büyük bir hayran kitlesine sahip Pink Martini, yeni albümleri 'Hey Eugene!'in Avrupa Turnesi kapsamında, 15. yaşını kutlayan festivalin konukları arasında yer alıyor'' denildi.

Açıklamada, Pink Martini'nin, Pasion Turca iş birliğiyle 6 Temmuz Pazar akşamı saat 21.00'de Açıkhava Sahnesi'nde hayranlarının karşısına çıkacağı kaydedildi.

-HERBIE HANCOCK'TAN 2 KONSER-

 Açıklamada, Uluslararası İstanbul Caz Festivali'nin, 2 Temmuz Çarşamba günü gerçekleştirilecek 2 ayrı konserle 15. yılına hızlı bir başlangıç yapacağı belirtildi.

Açıkhava Sahnesi'nde, Herbie Hancock'un Grammy ödüllü projesi ''The River of Possibilities''in, festivalin ilk konseri olacağı bildirilen açıklamada, aynı gece Esma Sultan Yalısı'nda da ''Big 3 Palladium Orchestra''nın ''Mambo Mambo Mambo!'' başlıklı konserinin gerçekleştirileceği kaydedildi.

Festivalin ikinci günü olan 3 Temmuz Perşembe akşamı Herbie Hancock'un, Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda trio formatında vereceği konserle cazseverlerle bir kez daha buluşacağı dile getirilen açıklamada, aynı gece Açıkhava Sahnesi'nde de dünyaca ünlü bas virtüözü Marcus Miller'in İstanbullu müzikseverlerle buluşacağı, Miller'den önce de 70'li yıllara damgasını vuran efsanevi funk grubu Tower of Power'in sahneye çıkacağı ifade edildi.

Festivalin 40'a yakın konserle İstanbul'u bir caz kentine dönüştüreceği vurgulanan açıklamada, biletlerin Biletix satış kanallarından veya İKSV'nin ''Beyoğlu İstiklal Caddesi No: 64'' adresindeki merkezinden temin edilebileceği bildirildi.

AA

Dinazorlar aramıza mı dönüyor?

Tavukların gaga ve kanatlarında dinazorlara ait olduğu belirtilen DNA'lar bilim adamlarını harekete geçirdi
dinazor

Amerikalı bilimciler, tavukların gaga ve kanatlarında dinazorlara ait olduğunu belirttikleri DNA’ları kullanarak soyu tükenen bu hayvanları yeniden hayata döndürebileceklerini açıkladılar.

2003 yılında tam fosilleşmemiş küçük bir parça dinozor derisi bularak önemli bir adım atan uzman ekibi, Jurassic Park rüyasını Discovery Channel’ın yeni belgeselinde anlattı.

68 milyon yıl önce yok olan dinozorların fosillerinden DNA elde etmenin neredeyse imkansız olduğunu belirten bilimciler, bu hedefe ulaşabilmek için başka yollar denemeye başladılar. Kanada’daki McGill Üniversitesi paleantologlarından Hans Larsson, kuşların evrim geçiren dinozorlar olduğu savından yola çıkarak ilginç bir deneye imza attı. Larsson, bir tavuğun genleriyle oynayarak, dinozor kuyruğu geliştirmesini sağladı.

Wisconsin Üniversitesi biyologları Mat Harris ve John Fallon da kalıtsal değişime uğramış tavukları araştırırken, garip bir şey keşfettiler. Tavuğun gagasını incelediklerinde, timsahlarınkini andıran diş oluşumuyla karşılaştılar. Bunun üzerine tavuktan aldıkları genleri enjekte ettikleri normal tavukta da dişlerin geliştiğine tanık oldular. İki biyolog, bunun ardından kuşlarda gizlenmiş yeni dinozor özelliklerini aramaya başladılar ve birçok benzerlik buldular. Bunlardan biri, tavukların bacaklarındaki pul görünümlü yapıydı. Tavuk kanatlarında ayrıca, üç parmaklı dinozorun ön ayaklarındaki yapının aynısı gizliydi.

Tüm bu buluşlardan sonra, "günümüzde dinozorlar yaşama döndürülebilir mi" sorusuna yanıt aranıyor. Dünyaca ünlü DNA’dan yaşam yaratma uzmanı Mark Westhusin, yaratılacak DNA’nın devekuşu yumurtasına nakledilerek, bunun mümkün olabileceğini iddia ediyor.

Hürriyet

Uni Rock Parkorman'da

mskk-byyk Yılın ilk konaklamalı festivali olan Uni-Rock Festivali 20- 21 ve 22 Haziran tarihlerinde Parkorman’da gerçekleşiyor. Parkormanın doğa harikası bahçelerinde çadırlarda konaklayacak olan gençler,  hem müziğe doyacak hem de Parkorman’ın havuzunda serinleyerek unutulmaz bir tatil yaşayacak.

 

Türkiye’nin farklı illerinden gelen gençleri ağırlayacak olan Parkorman sahnesinde, yerli ve birçok yabancı müzik grubu gençler ile birlikte geç saatlere kadar eğlenecek.

Yaklaşık 30 yerli ve yabancı grubun sahne alacağı festivalin katılımcıları, üç  gün boyunca çeşitli workshop'lar, sponsor firmaların etkinlikleri ve sanatçıların imza günleri ile gençler unutulmaz bir festival deneyimi yaşayacak.

Fidel Castro "İlk Yıllarım"

fidel castro Son yıllarda ABD yönetimi başta olmak üzere, küresel kapitalist çevrelerin ‘öldü ölecek’ yaygarasının karşısında dimdik ayakta durmayı sürdüren efsanevi Küba lideri Fidel Castro, çocukluk ve gençlik yıllarını 'İlk Yıllarım' adını verdiği kitabında anlatıyor. Taşralı bir toprak sahibinin oğluolarak başlayan bir hayatın, tüm dünyayı etkileyen bir devrimin önderliğine nasıl uzandığını bizzat Castro’dan öğrenmek isteyenleriçin bulunmaz bir kitap.

 

'İlk Yıllarım'da Castro’nun kendi ağzından Katolik ağırlıklı ilk eğitimi sırasında Hıristiyanlık ile kurduğu hem romantik hem eleştirel ilişkiyi,ütopyacı bir sosyalistten devrimci bir eylemciye dönüştüğü üniversite yıllarını okuyacaksınız. Kitabın bilhassa Kolombiya’nın başkenti Bogota’da1948’de patlak veren ve genç Castro’nun da elinde bir tüfek ve bir kılıçla katıldığı halk isyanı ile ilgili bölümü, kurnaz Hollywood patronlarının filme çekmek isteyeceği akıcılıkta. Castro’nun 1953’teki başarısız Moncada kışlası saldırısının ardından kapatıldığı hücreden yazdığı mektuplar ise devrimci iradenin sarsılmazlığına dair heyecan verici bir tanıklık.